79,075 hemşire olduk

hemsireyiz.biz
şunda ARA
.

HEMŞİRELİKTE BAKIM 8. HAFTA

Son Mesajınız 29-12-2010, 16:15 elf akkaya tarafından gönderildi. 4 yanıt.
Mesajları Sırala: Önceki Sonraki

  •  11-11-2010, 15:20 205241

    HEMŞİRELİKTE BAKIM 8. HAFTA

    Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin-top:0cm; mso-para-margin-right:0cm; mso-para-margin-bottom:10.0pt; mso-para-margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri","sans-serif"; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi;}

    8. HAFTA 1. KONU

    SOLUNUM SISTEMI HASTALIKLARINDA HASTA BAKIMI YÖNETIMI

    İÇİNDEKİLER
    1.Bronşit
    2. Pulmoner Emboli
    3. Astım
    4. KOAH
    5. Üst Solunum Yolları Hastalıkları


    1. BRONŞİT
    >> Tanım: Bronşların akut, kronik enflamasyonudur


    *AKUT BRONŞİT
    >>Belirtiler
    *Üst solunum yolları enfeksiyonu ile başlar ,

    *Öksürük,

    *balgam,

    *ateş,

    *hemoptizi,

    * göğüste yanma,

    * tırmalanma hırıltı,

    *nefes darlığı,

    *solunum seslerinde değişiklikler

    *KRONİK BRONŞİT
    Üç yılı aşkın bir sürede her yıl üç aydan daha uzun süren öksürük eşliğinde balgamlıdır.


    >>>Etyoloji:
    *Sigara ,

    *Hava kirliliği ,

    *Virus,

    *mikoplazma ,

    *bakteri enfeksiyonları,

    *kimyasal gazların inhalasyonu

    *Kronik irritasyon


    >>> Klinik Belirtileri:
    *Genellikle kış aylarında sabahları öksürük ve balgam çıkarma,
    *Efor dispnesi
    *Öksürük ve nefes darlığının artması
    *Siyanoz, hematokrit yükselir,
    *Solunum güçlüğü
    *Mükopürülan balgam çıkarma


    >>>Olası Hemşirelik Tanıları
    **Bronşlarda sekresyon artması, yetersiz öksürme,efor dispnesi nedeniyle, oksijen taşınmasındaki yetersizlik sonucu “Aktivite intoleransı”
    **Yetersiz öksürme ve sekresyonların artması nedeniyle “hava yollarının yetersiz açıklığı”


    >> HEMŞİRELİK BAKIMI
    **Tedavi ve bakımın amacı:
    --Sekresyonların çıkarılması
    --Bronşların açık tutulması, normal fonksiyonlarını sürdürmesi,
    --Enfeksiyonların ve fiziksel yetersizliğin önlenmesidir.
    --Bronkodilatatörler verilir,(teofilin)
    --Aminofilin kullanılır,
    --Akciğelerde oksijenlenme sağlanır,

    --alveoler ventilasyon daha etkili olur.
    --Hasta yatak istirahatine alınarak oksijen tüketimi azaltılır,
    --Hidrasyon sağlanır,
    --Postüral drenaj, göğüs perküsyonu ve solunum egzersizleri balgam çıkarılmasında yardımcıdır.
    --Balgamın rengi kokusu miktarındaki değişiklikler izlenir.
    --Sigara yasaklanır
    --Yeterli ve dengeli beslenmesi sağlanır.


    2. PULMONER EMBOLİ
    >>> Tanım: Kan dolaşımında bulunan değişik nitelikteki maddelerle pulmonerarterlerin tıkamasına *pulmoner emboli *denir

    --Bu maddeler pıhtı, infekte pıhtı, hava, kemik iliği, amniyotik sıvı, parazitler, yağ veya enjekte edilen çeşitli maddeler olabilir.

    --Ensık en sık bacak venlerinde oluşan trombüslerdir


    **Genel Risk Faktörleri: *İleri yaş,* 50 yaş ve üstü,* immobilizasyon, *daha önceden akciğer embolisi veya *tromboz geçirme öyküsü olanlar, *şişmanlık, *gebelik ve postpartaldönem, *oral kontraseptifler, *bacak varisleri,* uzun uçak veya ekspres otobüs yolculuklarıdır.
    **Cerrahi Hastalıklar:

    -- Ortopedik ameliyatlar ile alt ekstremite ve kalça kırıkları, alt ekstremite travmalarıdır.
    **Diğer Medikal Risk Faktörleri:

    --Kalp yetmezliği, t

    --romboflebit,

    -- miyokart infarktüsü,

    --KOAH,

    --şok,

    --inme,

    --malign hastalıklar,

    --trombositoz,

    --polisitemi ve

    --2. tip trombositopeni yer alır.


    >>> Klinik Belirtileri:

    --Asemptomatik olabilir.

    --Klasik semptomlar *dispne,* takipne, *taşikardi, *siyanoz ve *göğüs ağrısıdır. --Hastalarda öksürük, hemoptizi, panik hali, ateş, mental durumda değişiklikler, şok veya senkop görülür.

     

    >>>Başlıca komplikasyonları;

    *plevrit ve buna bağlı solunumla şiddeti artan göğüs ağrısı,

    *plevral effüzyon,

    *akciğer infarktüsü ile hemoptizi,

    * infarkt pnömonisi ve abse formasyonu ve sağ kalp yetmezliğidir.


    >>HEMŞİRELİK BAKIMI
    Temel amaç gerekli korunma önlemleri almak olmalıdır.

    Bunlar;
    • Etiyolojik faktörler araştırılarak emboli gelişimi ortadan kaldırılmalıdır.
    • Hastalar kısa sürede ayağa kaldırılmalı ve yatak istirahatinden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
    • Düşük doz heparinizasyon (2x5000 U SC) ve varis çoraplarının kullanılması yararlıdır.
    --Pulmoner emboli belirtileri iyi bilinmeli ve belirtiler görüldüğünde erken girişimlerde bulunulmalıdır.
    --Kan gazı ve yaşam bulgularının izlemi yapılmalıdır.
    --Kanamaya eğilimi olduğu için hasta için güvenlik önlemleri alınmalıdır
    --Hasta kanama belirtileri yönünden izlenmelidir.
    --Aldığı çıkardığı izlemi yapılmalıdır.
    --Hasta yatak istirahatinde olduğu dönemde aktif pasif Range of Motion (ROM: eklemlerin yapabildiği tüm hareketlerin yaptırılması) egzersizleri *yaptırılmalıdır.
    --Hastanın nefes almasını kolaylaştırmak için* semi-fowler pozisyonu verilir
    --İV damar yolu açılır.

    --Hemşire kullanılan ilaçların yan etkilerini bilmeli ve bu yönde hastayı izlemelidir


    3. KOAH
    >> Tanım: Kronik bronşit ya da amfızemi kapsayan genellikle irreversibl ve ilerleyici hava akımı kısıtlanması ile karakterize *kronik bir akciğer hastalığıdır.
    KOAH, en sık ölüm nedenleri arasında yer alır.


    >> Etyoloji:

    *Sigara kullanımı,

    *hava kirliliği,

    *mesleki maruziyet,

    *genetik faktörler,

    *pulmoner enfeksiyonlar,

    *beslenme yetersizliği,

    *erkekler ve

    *düşük sosyoekonomik durumu olanlar,

    *yaşlılar risk grubundadır


    >> Klinik Belirtileri:

    *Hastalar kronik bronşit ya da amfizem ile başvurur.

    *Çoğu zaman ikisi birlikte görülür.

    *Dispne,

    *öksürük,

    *balgam (beyaz, mukoid),

    *kilo kaybı,

    *uyku bozuklukları,

    *psikolojik bozukluklar,

    *aktivite ıntoleransı,

    *yorgunluk total akciğer kapasitesinde artma (fıçı göğüs),

    *ekspiryum sırasında dudakları büzerek nefes verme görülür.

    *Hırıltılı solunum ve 5 saniyeden uzun nefes verme KOAH tanısını düşündürür.

     

    *Kor pulmonale,

    *akut solunum yetmezliği,

    *peptik ülser ve gastroözefagial reflü,

    *pnömoni gibi komplikasyonlara yol açabilir.
    *Pnömoni KOAH‟ın sık görülen bir *komplikasyonu olup, en çok neden olan organizmalar S.pneumoniae, H.influenzae ve virüslerdir.

    *En yaygın görülen bulgusu *pürülan balgam çıkarmadır.

    *Pnömoninin ateş, lökositoz ve titreme gibi sistemik bulguları görülmeyebilir.


    >>>KOAH‟lı hastada tedavinin temel amaçları
    1. Ventilasyonu artırmak,
    2. Salgıların ortadan kaldırılmasını sağlamak,
    3. Komplikasyonlar ve belirtilerin ilerleme göstermesini önlemek,
    4. Hastanın rahatını ve bakıma katılımını sağlamak
    5. Yaşam kalitesini olabildiğince artırmaktır.


    >>Olası Hemşirelik Tanıları
    **"Gaz Değişiminin Bozulması,

    **"Hava Yollarında Açıklığının Yetersiz Olması" ,

    **"Aktivite intoleransı".

    ** "Anksiyete"

    **"Beden Gereksiniminden Daha Az Beslenme"

    **Uyku Düzeninde Bozukluk,"Yaşam Sürecinde Değişiklik,

    **"Cinsel Yaşamın Olumsuz Etkilenmes,

    **Hiperkapni, Hipoksemi, “Öz Bakım Eksikliği”,

    **“Enfeksiyon Riski.


    >>HEMŞİRELİK BAKIMI
    *Solunum hızı, ritmi derinliği kontrol edilecek
    *Solunum fonksiyon test sonuçları değerlendirilecek
    *Odasının uygun ısı nem oranında ve yeterince havalandırılmış olması sağlanacak
    *Hava yolu temizliği ve obstrüksiyon gibi faktörler yönünden hasta değerlendirilecek
    *Pursed lips, diyafragmatik ve lokalize solunum egzersizleri öğretilecek
    *Sekresyonları çıkarmak için gerektiğinde solunum ve öksürük egzersizleri uygulanacak
    *Gerektiğinde uygulanan mekanik ventilasyon değerlendirme kriterleri kontrol edilecek
    *Hastaya solunum irritanlarından sakınması öğretilecek.
    *KOAH‟lı hastanın uzun süreli bakımında en önemli nokta *eğitimdir.
    *Hastanın, akciğer işlevlerini korumak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak üzere tedavinin planlanabileceğini anlamasına yardım edin.

    *Tedavi planına hasta ve ailesinin katılımı şarttır.

    *Solunum bakımı ve diğer yaklaşımların sürekliliği şarttır.
    *Solunum yolunun bulguları hakkında yapılacak örnek bir eğitimin planında hekime ne zaman haber verilmesi gerektiği,

    *sıvı alımının artırılması,

    *hekimin talimatına göre nebülizör tedavisinin sıklaştırılması (örn. günde iki kez yerine dört kez),

    * reçete edilen antibiyotiklerin kullanılmaya başlaması, belirtilerin izlenmesi ve hekime bu girişimlerin etkileri hakkında bilgi verilmesi bulunur.


    4-ASTIM
    >> Tanım:

    -- Astım havayolu duyarlılığı,

    --mukoza ödemi ve balgam üretimi ile karakterize havayollarının kronik inflamasyonudur.

    --Belirli antijenlere karşı aşırı alerjik reaksiyonunun bronşlarda meydana getirdiği değişiklikler sonucu tekrarlayan öksürük nöbetleri,

    --nefes darlığı,

    --balgam çıkarma ve wheezing ile karakterize edilen bir hastalıktır.


    >>Etyoloji:

    --Astım, genetik ve çevresel etkenlerin rol oynadığı bir hastalıktır.

    --Hastalarada astımı başlatan etmenler çok çeşitlidir.

    --Başta gelen neden alerjenlerdir.

    -- Egzersiz, solunum yolu enfeksiyonları ve irritanları,

    --burun ve sinüs sorunları,

    -- ilaçlar ve besin maddeleri,

    --gastroözefagial reflü hastalığı,

    --mesleksel maruziyet,

    -- ev tozları,

    --emasyonel strestir.


    >> Klinik Belirtileri:

    --Astımın en önemli özelliği;

    --hava yollarının çapında azalmaya ve mukozanın inflamasyonu,

    --bronş düz kaslarının kasılması ve aşırı mukus üretimine bağlı olarak, hava yolunda direncin artmasıdır.
    --Astım atakları ani ya da kademeli olarak başlayabilir,

    -- birkaç dakikadan birkaç saate dek sürebilir ve ataklar arasında kişinin akciğer işlevleri normal olabilir.
    --Dispne, öksürük, balgam ve hışıltılı solunum tipiktir.

    --Yardımcı solunum kasları aktifleşir, akciğer aşırı havalanır göğüs ön arka çapı artar.

    -- Ard arda astım krizlerinin gelmesine status asmatikus denir.

    --Astım ile KOAH arasındaki en belirgin fark astım semptomlarının tedavi ile veya kendiliğinden geçmesidir.

    --Ekspirasyon zorlaşır, süresi uzar ve ekstra efor gerektirir. Hastalık ilerledikçe hipoksi ve merkezi siyanoz oluşabilir.
    --Status- astmatikus, astımın normal tedavilere dirençli olabilen, şiddetli, yaşamı tehdit eden bir komplikasyonudur. Hastayı solunum yetmezliği riskine sokar.


    >>Olası Hemşirelik Tanıları
    *Solunum işinin/yükünün artmasına sekonder olarak yetersiz oksijenlenme nedeniyle “Aktivite İntoleransı”
    *Solunum güçlüğü kontrol kaybı duygusu yada kontrol kaybı yaşamak, boğulma korkusu nedeniyle “Anksiyete”
    *Mukus üretminde artış, yapışkan sekresyon ve bronkospazm nedeniyle “Hava Yolu Temizlemede Etkisizlik”
    *Bronkospazm, solunum yolları direncinde artma, mukozal ödem, mukus üretimi nedeniyle “Etkisiz Solunum Örüntüsü”
    *Akciğer fonksiyonlarında azalma, solunum yollarının etkin temizlenememesine bağlı “Solunum Yolu Enfeksiyon Riski”
    *Yorgunluk, yeterli sıvı alamamak, taşikardiye bağlı aşırı sıvı kaybı, terlemeye bağlı sıvı kaybı nedeniyle “Sıvı Volüm Eksikliği”
    *Tedavi, enfeksiyondan korunma, solunum egzersizleri, risk faktörleri, astım atağı belirti bulguları hakkında bilgi eksikliği nedeniyle “Tedavi Rejimini Sürdürmede Etkisizlik”
    *Dispne, anksiyete, sık tedavi ve muayene uygulamaları, ilaçların yan etkisi nedeniyle “Uyku Örüntüsünde Bozulma”
    *Akciğer işlevlerinde azalma ve etkisiz hava yolu açıklığına bağlı artmış “Enfeksiyon Riski”
    *Solunum yükünün artmasına sekonder olarak yetersiz oksijenlenmeye bağlı olarak “Aktivite İntoleransı”


    >> HEMŞİRELİK BAKIMI
    *Temel amaç korunma olmalıdır.

    *Astımdan korunma iki şekilde olmaktadır.
    --Doğum sonrası korunma:

    *Genetik olarak alerjen olduğu düşünülen yeni doğanlarda, doğumdan itibaren risk faktörlerinin tanımlanması ve bebeğin alerjik yapısının saptanması esasına dayanır.
    --Hastalık başladıktan sonra korunma:

    *En iyi uygulanan korunma şekli olup, hastalığın şiddetini ve sıklığını azaltmayı amaçlar.

    *Korunmanın ana hedefi, hastada atakları tetikleyen faktörlerin saptanarak hastanın bu etkenlerden uzaklaştırılmasıdır.
    *Akut astım atağı sırasında, hastanın solunum ve dolaşım sistemlerinin izlenmesi önemlidir.

    *Bu kapsamda; akciğer seslerinin dinlenmesi; nabız ve solunum hızı sayılması, *KB ölçülmesi; arteriyel kan gazlarının izlemi, nabız oksimetresi ve tepe ekspirasyon akım hızlarının belirlenmesi bulunur.
    *Hemşirelik girişimleri arasında oksijen (O2) verme, bronkodilatatörler, ,solunum fizyoterapisi ve ilaçlar bulunur.
    *Sakin, sessiz, güven veren bir tavır hastanın gevşemesine yardımcı olabilir. *Göğsün genişlemesinin en üst düzeye çıkarılabilmesi için hastaya rahat bir pozisyon verilmelidir (genellikle oturur konumda).

    *Hastanın yakınında ve yardıma hazır bir durumda olmak daha fazla rahatlık sağlar. Dudakları büzerek yavaş yavaş solunum yapmaya teşvik etmek yararlı olabilir.


    >>AKUT ASTIM ATAĞINDA HEMŞİRELİK BAKIMI
    *Nazal kanül, *kateter ya da *venturi maskesi ile* 02 verilmektedir.
    *Bronkodilatör tedavi olarak, *beta adrenerjik agonistlerden *salbutamol ya da *terbutalin, hasta açılıncaya kadar 4-10 kez püskürtülerek solutulur.

    * Bu işlem MDI (ölçülü doz inhalatöre) ya da geniş hacimli (volumatic ya da nebuhaler) vasıtasıyla yapılır.
    Hasta ve aile eğitiminde aşağıdaki konulara yer verilir.
    • Astımın kronik bir hastalık olduğu açıklanır.
    • Bronkokonstrüksiyon ve enflamasyon hakkında bilgi verilir.
    • Verilen her ilacın ne işe yaradığı anlatılır.
    • Astımı tetikleyen etkenlerden kaçınması ve bunun için hangi önlemleri alacağı an-latılır (sigara dumanı, evcil hayvan tüyü, soğuk hava, aspirin, gıdalar, kediler)
    • Soğuk havadan sakınmak mümkün değilse, bir eşarp ya da maske kullanmak astım atağı riskinin azalmasına yardımcı olur.
    • Gevşeme egzersizleri (örn. yoga, meditasyon ve solunum teknikleri) hastanın solunum kaslarını gevşetmesi ve solunum hızını düşürmesi bakımından yararlı olabilir.
    • β-adrenerjik blokörler (örn. propranolol) bronkodilatasyonu inhibe ettiği için kullanılmamalıdır
    • Uygun inhalasyon tekniği öğretilir.
    • Acil durumlarda neler yapacağı ve yardıma gereksinimi olduğunda kimden yardım alacağını planlaması önerilir.
    • Aile üyeleri, hastanın inhalasyon aletlerinin, ağızdan alınacak ilaçların ve acil telefon numaralarının nerede olduğunu bilmelidir Aile üyelerine astım atağı sırasında anksiyetenin nasıl azaltılabileceği de öğretilebilir.

    5-ÜST SOLUNUM YOLLARI HASTALIKLARI
    ** ENFLÜENZA (GRİP)
    --Üst olunum yolu enfeksiyonudur.

    --Nezle ile karıştırılmamalıdır.

    --Dünya Sağlık Örgütü gribi ihbarı zorunlu hastalıklar listesine almıştır
    **Etyoloji: Etken Enflüanza virüsüdür
    **Belirtiler:

    -- Virüs vücuda girdikten iki gün sonra belirtiler ortaya çıkar.

    --Ani ateş, şiddetli kas ve eklem ağrısı, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı, ses kısıklığı, nazal konjesyondur.

    --Yaklaşık bir hafta içinde belirtiler kaybolmaktadır.

    --Ancak halsizlik bazen iki hafta kadar sürebilmektedir.

    --Yaşlı, alkolik, kronik hastalığı olan ve ya sigara kullananlarda uzun ve ağır seyredebilir
    >>Risk Grupları
    • Astımlı hastalar,
    • Akciğer hastaları,
    • Diyabet mellituslu hastalar,
    • Kalp hastaları,
    • Böbrek hastaları,
    • Hipertansiyonu olanlar,
    • Kanser hastaları,
    • Bağışıklık sistemi baskılanan çocuk
    ve erişkinler,
    • 50 yaş üstünde olan bireylerdir.
    Tedavi ve Hemşirelik Bakımı
    • Semptomatik tedavi uygulanır. Yaşlı, kronik hastalığı olan, kalp hastalığı olanlarda süperenfeksiyonu önlemek için antibiyotikler kullanılabilir.
    • Yatak istirahati sağlanmalıdır, bol sıvı alması sağlanmalı.
    Baş, eklem, boğaz ağrıları ve ateş için analjezikler ve antipiretikler, nazal konjesyon için antihistaminikler verilebilir.
    • Ilık tuzlu su ile gargara boğaz kızarıklıklarında yarar sağlar.
    • Bireysel eğitimler korunma açısından çok önemlidir.

    ***Bunlardan bazıları:
    --El yıkamanın önemi anlatılır,
    --Enfekte kişiler mutlaka izole edilmeli,
    --Virüs güneş ışığı ve deterjana dayanıksız olduğundan bol güneş ışığı almalı ve temizliğine önem vermeli,
    --Her yıl sonbahar bitmeden grip aşısı yaptırması. Ancak immünosüpresyon tedavisi görmesi, tavuk, yumurta proteine ya da neomisine alerjisi olması durumunda aşı yapılması kontrendikedir. Bu nedenle aşılamadan önce doktora danışılması gerekir.


    ** NEZLE- SOĞUK ALGINLIĞI
    --Üst solunum yollarında çeşitli virüslerin neden olduğu enfeksiyon hastalığıdır. Yılın her mevsiminde görülebilir ancak soğuk zamanlarda daha sık görülür.

    --Damlacık yoluyla bulaşır.
    >>. Etyoloji:

    --Grip ile karıştırılabilir.

    --Gribe neden olan bir virüsün birçok tipidir.
    >>Belirtileri:

    --Burun mukozasında şişme,

    --sekresyonda artma vardır.

    --Farenks mukozasında ödem ve kızarıklık nedeniyle boğaz ağrısı vardır.

    --Vücutta genel kırıklık, halsizlik, ses kısıklığı ve kuru öksürük vardır.

    --Ateş normal ya da hafif yükselmiştir.
    >> Tedavi ve Hemşirelik Bakımı:

    --Özel bir tedavisi yoktur.

    --Bol sıvı alması ve yatak istirahati önerilir.

    --İlaçlar yararsızdır.

    -- Ancak dört günden uzun süren ateş, öksürük, yeşil balgam eklenirse antibiyotik tedavisi gerekebilir.
    --Nefes almayı kolaylaştırmak için vazokonstrüksiyon yapan burun damlaları kullanılabilir.

    -- Uzun süreli kullanımında koku almayı olumsuz etkilediğinden ve enfeksiyonun alt solunum yollarına inmesine neden olabileceğinden sakıncalıdır.

    --Pastil ve buğu septiller yararlı olabilir.
    Kendiliğinden iyileşir.

    --Bazen bakteri enfeksiyonu eklenmesiyle pnömoni, sinüzit, orta kulak enfeksiyonu, bronşit gibi hastalıklara yol açabilir.


    ** SİNÜZİT

    -- Nazal sinüslerin mukoz membranlarının iltihabıdır.

    --Sinislerin havanın nemlendirilmesi, filtrasyon ve ısının regülasyonunda önemli fonksiyonları vardır.

    --Soğuk algınlığı sonrası, alerjiler, diş apseleri sonucu görülebilir.

    --Sürekli sigara içilen ortamlarda bulunan çocuklarda daha sık görülür.

    --Kronik sinüzit enflamasyonun çocuklarda iki hafta, yetişkinlerde sekiz haftadan daha fazla devam etmesidir.
    >> Belirtileri:

    --Nazal mukozada konjesyon,

    --burun tıkanıklığı,

    --baş ağrısı,

    --koku almada azalma ve öksürük vardır.
    >>Tedavi ve Bakım:

    --Amaç sinüs drenajının sağlanması,

    --semptomların hafifletilmesi ve enfeksiyonun tedavisidir.

    --Buhar banyosu, lokal sıcak uygulama ve sıcak duş sinüs drenjına yardımcı olur. --Nazal vazokonstrüktör ilaçların yan etkileri hakkında hasta bilgilendirilir. –

    --Analjezikler ağrı için önerilebilir.
    --Ayrıca sağlıklı beslenme, mevsime uygun giyinme, sigara içmemesi ve bol sıvı tüketmesinin koruyucu olduğu hakkında bilgilendirilir.

    --Ateş baş ağrısı, ense sertliği gibi durumda doktora başvurmasının önemi anlatılır. Çünkü daha çok çocuklarda olmak üzere menenjit belirtisi olabilir.


    ** FARANJİT
    --Farenksin ateşli enflamasyonudur.
    >> Etyoloji: Sigara dumanı, kimyasal irritanlar, çok konuşma, sinüzit ve burun sekresyonunun farenkse akması neden olabilir. %70 etken virüstür. Streptekok enfeksiyonu tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara neden olabilir.
    >> Belirtiler: Boğaz membranında kızarıklık, tonsiller ve folliküllerde şişlik ve eksüda vardır. Servikal lenf düğümleri hassas, ateş, kırıklık, boğaz ağrısı vardır.
    >> Tedavi ve Bakım: Amaç semptomları hafifletmek ve nedeni ortadan kaldırmaya çalışmaktır.
    Sigara yasaklanır, ses telleri dinlendirilir, yatak istirahati sağlanır ve bol sıvı alması sağlanır. Akut dönemde sulu yumuşak diyet verilir. Yutma güçlüğü fazla olduğunda IV yolla sıvı verilir. Fazla sıcak soğuk içecek-yiyecek verilmez. Ilık tuzlu su ile gargara önerilir. Ağız hijyeni sağlanır. Nefrit ve ateşli romatizma belirtileri yönünden gözlenir. Streptekok etken ise penisilin tedavisi düzenli şekilde uygulanır.Analjezikler verilebilir.


    ** TONSİLLİT
    Orofarenksin her iki yanına yerleşmiş lenfatik dokular olup, sık sık akut enfeksiyonun geliştiği yerdir. Etkeni bakteri ve virüslerdir.
    >> Belirtiler: Boğaz ağrısı, ateş, yutma güçlüğü ve horlamadır. Tonsiller kırmızı ve ödemlidir üzerinde beyaz plaklar vardır. Servikal lenf nodlarında büyüme vardır. Çok sık olmasada orta kulak iltihabına, akut mastitise neden olabilir.
    >> Tedavi ve Bakım: Genellikle ağızdan penisilin tedavisi 7 gün uygulanır. Amaç semptomları hafifletmek ve nedeni ortadan kaldırmaktır. Sık tekrarlıyorsa tonsillektomi endikasyonu konur. Ancak koruyucu önlemlerle önüne geçmek tercih edilir. Bol sıvı verilip yatak istirahati sağlanır.


    >> ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARINA İLİŞKİN HEMŞİRELİK TANILARI VE GİRİŞİMLER
    • Enflamasyon nedeniyle sekresyon artışı ile ilgili “Hava Yollarının Temizlenmesinde Yetersizlik”
    • Enfeksiyon nedeniyle üst hava yollarının irritasyonu ile ilgili “Ağrı”
    • Enfeksiyon ya da yutma güçlüğü ile ilgili üst solunum yolları irritasyonu sonucu
    “Konuşmada Bozulma”
    • Ateş yada terleme yoluyla sıvı kaybı olması ile ilgili “Sıvı Volüm Eksikliği”
    • Üst solunum yolları enfeksiyonlarından korunma, tedavi ve kendine bakım ile ilgili “Bilgi Eksikliği”

     
    >>HEMŞİRELİK GİRİŞİMLERİ;
    **Bol sıvı vererek koyu balgamın çıkarılması kolaylaştırmak,
    **Odanın havasını nemlendirmek,
    **Enfeksiyonun yerleştiği bölgeye göre sinüslerin boşalmasını kolaylaştıracak pozisyon vermek,
    **Bölgesel sıcak uygulama ve gargara yapmak,
    **Enfeksiyonun yayılmaması için gerekli hijyen kuralları hakkında
    bilgilendirmek
    **Önerilen ilaç tedavisi hakkında bilgilendirmek,
    **Hastanın az konuşması ya da yazarak iletişim kurması önerilir,
    **Korunma için sağlıklı ve risk grubunda olanlara aşılama hakkında eğitimler düzenlenebilir,

    **SOLUNUM YOLLARININ ÖZEL TEDAVİ VE BAKIM YÖNTEMLERİ
    --Hastaya solunumsal destek sağlamak için aerosal tedavi, akciğerlerin genişletilmesine yardımcı olan yöntemler,mukosilier klirensin artırılması, öksürüğün etkinliğinin artırılması ve oksijen tedavisi uygulanır.
    --Akciğerlerin Genişletilmesine Yardımcı Olan Yöntemler:
    *Pursed-lips ekspirasyon (dudaklar büzülerek soluk verme),

    *tüy mum alevi üfleme egzersizleri,

    *kese kağıdı ve eldiven şişirme egzersizleri bu amaçla yapılmaktadır.


    **SOLUNUM EGZERSİZLERİ
    >>Öneriler;
    --Yavaş ve ritmik nefes alın ve Akiğerlerinizi tamamen boşaltınız
    --Solunan havanın filtre olması ısınması için burundan nefes alınız
    --Kendinizi soluksuz hissederseniz daha yavaş nefes alın uzun sürede nefes verin
    --Havayı nemli tutunuz.
    >>Diyaframatik Solunum
    *Amaç:soluk alırken diyaframı kullanmak ve kuvvetlendirmek
    Soluk alırken bir elinizi karnın üstüne, diğer elinizi göğsün ortasına koyunuz.
    *Burundan yavaş ve derin nefes alınız, karnınızı mümkün olduğu kadar şişiriniz
    *Dudaklarınızı büzerek nefes verirken karın kaslarınızı sıkıştırınız.
    *Nefes verirken karın kaslarınızı yukarı ve içeri doğru bastırınız
    *1 dk bu şekilde nefes almayı tekrarlayın 2dk dinlenin,günde birkaçkez yavaş yavaş bu süreyi 5 dk çıkarın (yemek ve yatmadan önce)

    *Pursed –Lips Solunum
    --Amaç: soluk verme süresini uzatmak,ekspirasyon esnasında hava yollarında
    basıncı artırmak, böylece hava yollarında kalan hava miktarını ve hava yollarının direncini azaltmak.
    --Burun yoluyla üçe kadar sayarak nefes alın
    --Karın kaslarını kasarak büzülen dudakların arasından yavaş ve aynı miktarda soluk verin Nefes vermeyi 7ye kadar sayarak uzatınız
    --Sandalyede otururken, Kollarınızı karnınızın üzerine kavuşturunuz
    Üçe kadar sayarak burundan nefes alınız. Öne eğiliniz 7ye kadar sayarak nefes veriniz.
    *Yürürken;
    --Her iki adımda soluk alınız.
    --Her 4-5 adımda büzülen dudak arasından nefes veriniz.
    *Postüral Drenaj
    --Hastaya değişik pozisyon verilerek yerçekiminin yardımı ile sekresyonların ufak bronşial hava yolları ile ana bronşa ve trakeaya hareketi sağlanır.
    --Sekresyon daha sonra öksürük ile çıkarılır.
    --Beş pozisyon verilir, baş aşağı, prone, sağ sol lateral, ve oturma .
    --Hasta balgamsız öksürmeye başlarsa,
    --Dispne ve siyanoz görülürse egzersizlere son verilir.
    İşlemden önce bronkodilatatör, buhar ile bronşiollerin dilatasyonu sağlanır.
    --Günde 2-4 defa yemeklerden önce ve yatarken yapılır. Evde işlem yapılacak ise hasta yakını bu konuda eğitilir. İşlemden sonra balgam renk koku miktar yönünden incelenir.Hastaya ağız bakımı yapılır.


    >>ÖKSÜRÜK
    --Hava yollarını temizleyen en etkili mekanizmadır.
    --Hastaya etkin öksürme teknikleri öğretilmelidir.
    **Hastaya öğretilirken;
    Birkaç kez derin solunum yapması
    -Son alınan soluğun birkaç saniye tutulması
    -Tekrar soluk almadan önce akciğerlerinde hava kalmadığını hissedinceye kadar öksürmesi
    -hastada ameliyat sonrası insizyon varsa o bölgeyi desteklemesi anlatılır

     

    DEĞERLENDİRME SORULARI

    1.)AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ PULMONER EMBOLİ TANIMIDIR?

    Cevap=pulmoner arterlerin tıkanmasıdır.

     

    2.)AŞAĞ. HANGİSİ KOAH BELİRTİSİ DEĞİLD,R?

    Cevap=kilo artışı

     

    3.)AŞAĞ. HANGİSİ KOAHLI BİR HASTADA FAZLA SEKRESYON VE ETKİSİZ ÖKSÜRÜK NEDENİYLE OLASI HEMŞİRELİK TANISIDIR?

    Cevap=Hava yollarının açıklığının yetersiz olması

     

    4.)AŞAĞ. HANGİSİ GRİP HAKKINDA YANLIŞTIR?

    Cevap=etken bir çok virüstür.

     

    5.)AŞAĞ. HANGİ  DURUMLARDA POSTURAL DRENAJ İŞLEMİNE SON VERİLMELİDİR?

    Cevap=dispne ve siyanoz görülürse

     

     

     

    ----------------------------------------------------

    8. HAFTA 2. KONU 

    **TORAKSA İLİŞKİN CERRAHİ GİRİŞİMLER VE HEMŞİRELİK BAKIMI
    Toraks cerrahisi yani torakotomi; toraksın açılması diğer bir ifadeyle göğüs kemiğinin elektrikli testereyle kesilmesi ve bir ekartör yardımı ile kaburgaların iki yana açılmasıdır. Kesi alanı geniş olduğu için majör cerrahi girişim olarak kabul edilmektedir.
    Toraks cerrahisinin başarısı geçirilen ameliyatın başarısı kadar, hastanın ameliyat öncesi ve sonrası hazırlık ve bakımına da bağlıdır.
    **TORAKS CERRAHİSİ
    --Cerrahi Teknikleri
    *Eksplaratuar Torakotomi: Toraks boşluğunun, kanama ve zedelenme kaynağının aranması; biyopsi yapılması; kanser açısından gözlenmesi ve dokuların bağlanması amacıyla açılmasıdır
    *Rezeksiyonel Cerrahi: Pnömonektomi, lobektomi, segmentektomi ve wedge rezeksiyon olmak üzere dört başlık altında incelenir.
    *Pnömonektomi: Bir akciğerin tamamen çıkarılmasıdır.


    >>TORAKSA İLİŞKİN CERRAHİ GİRİŞİMLER VE HEMŞIRELIK BAKIMI
    **Lobektomi: Akciğerin bir veya iki lobunun çıkarılmasıdır.
    **Segmentektomi: Hastalık nedeniyle etkilenen bir ya da daha çok akciğer segmentinin çıkarılmasıdır.
    **Wedge Rezeksiyon: Akciğer yüzeyinde hastalık sonucu gelişen küçük lokalize alanın üçgen şeklinde kesilerek çıkarılmasıdır.
    **Dekortikasyon: Genellikle ampiyem sonucunda gelişen plevra kalınlaşmalarının çıkarılması.
    **Torakoplasti: Torasik alanı genişletmek amacıyla kostaların çıkarılmasıdır.
    **Akciğer Nakli: Son dönem akciğer hastalarında hayatı devam ettirebilmek amacıyla geliştirilmiş bir tedavi yöntemidir.


    2. AMELİYAT ÖNCESİ BAKIMIN YÖNETİMİ
    Fiziksel hazırlık, psikolojik hazırlık ve hasta eğitiminden oluşur.
    **Fiziksel Hazırlık
    --Hastanın genel sağlık durumunun değerlendirilmesi ve ameliyat öncesi yaptırılması gereken tanı testlerinde hemşirenin sorumluluklarından oluşur.
    --Genel sağlık durumunun değerlendirilmesinde amaç, cerrahi girişim sırasında veya sonrasında gelişebilecek komplikasyonların riskini belirlemektir.
    --Göğüs cerrahisi öncesi hastanın değerlendirilmesinde sorgulanması gereken konular:
    --Hastada görülen belirti ve bulguların (göğüs ağrısı, dispne, öksürük, hemoptizi, sekresyon…) neler olduğu ve süresi
    --Sigara kullanıp kullanmadığı, kullanıyorsa kaç yıldır ve günde kaç tane kullandığı
    --Hastanın günlük yaşam aktivitelerini yaparken kalp-akciğer toleransı
    --Hastanın solunumunun nasıl olduğu Hastanın birden fazla yastıkla ya da dik pozisyonda uyumaya gereksinimi olup olmadığı Hastanın psikolojik ve mental sağlığı
    --Hastanın diğer tıbbi durumları (alerji, sistemik hastalıkları…)
    --Hastanın daha önce göğüs travması geçirip geçirmediği
    --Hastanın daha önce geçirdiği ameliyatlar
    --Hastanın kullandığı ilaçlar
    --Hastanın öz geçmişi
    **Psikolojik Hazırlık
    --Hastalar genellikle ameliyat sonrasında yeterli nefes alamayacaklarını düşünerek endişe ederler.

    --Hastanın endişelerini gidermek ya da azaltmak için; işlemler hakkında açıklama yaparak hastanın cesaretlendirilmesi sağlanır.

    --Hasta ve aile üyelerine bakımın gösterilmesi, eğitim yapılması kaygıyı azaltabilir ve güven duygusunu artırabilir
    **Hasta Eğitimi
    Hasta eğitimi şu konuları içerir:
    -Cerrahi Girişim: Hastaya cerrahi girişimi ile ilgili gerektiği kadar bilgi verilmelidir
    -Erken Ameliyat Sonrası Dönem: Hastaya önceden göğüs tüpü, 02 maskesi, mekanik ventilatör gibi araç-gereç gösterilmelidir. Çünkü bunları bilmeyen hasta anesteziden uyandığı zaman kendisine bağlı olan bu aletleri ve sondaları görünce durumunun endişe verici olduğunu düşünüp paniğe kapılabilir. Hastaya solunum aygıtlarını nasıl kullanacağı önceden gösterilmeli, endotrakeal tüp, damar içi kateterler, santral venöz basınç kateteri, foley sonda ve göğüs tüpleri konusunda gerekli açıklama yapılmalıdır.
    -Ameliyat Sonrası Egzersizler: Hastaya, özellikle yoğun bakım ünitesinde yatak istirahatindeyken yapması gereken yatak içinde dönme, solunum, öksürük, ekstremite, ROM ve uzun süre yapacağı özel kol-omuz egzersizleri ameliyat öncesinde yaptırılarak öğretilmelidir.
    -Ağrı: Ameliyat sonrası ilk birkaç gün içinde yeterli ve uygun bir solunumun sürdürülebilmesi için oldukça fazla olduğu bilinen torakotomi insizyon ağrısının giderilmesine özel bir dikkat gerekir. Ağrının giderilmemesi hipoventilasyona, sekresyonun atılmamasına, atelektazi, hipoksi ve hipoksemiye, yüzeysel ve etkili olmayan bir solunuma hatta pnömoniye neden olabilir. Her hastanın ağrı eşiğinin farklılık göstermesi nedeni ile ameliyat öncesi bilgilendirme ve hemşirelik bakımı önemlidir. Hasta, ameliyat sonrası dönemde ağrısı olacağını bilmeli ve hastaya ağrının nedenleri önceden açıklanmalı, ağrıyla baş etmesi için yapabilecekleri gösterilmeli ve analjezikler verilerek ağrısının giderilmeye çalışılacağı söylenmelidir.
    **AMELİYAT SONRASI BAKIMIN YÖNETİMİ
    Hasta bakımı bireylerin gereksinimleri doğrultusunda belirlenir. Göğüs cerrahisinde ameliyat sonrası bakım, komplikasyonların önlenmesine ve hastanın hızla iyileşmesineyönelik olmalıdır.

    HASTA BAKIMINDA GENEL OLARAK YER ALMASI GEREKEN HEDEFLER:
    Hedef 1. Kardiyak Outputu Düzenlemek
    Kardiak output (kalp debisi): Bir dakikada her bir ventrikülden pulmoner ve sistemik dolaşıma atılan kan miktarıdır. Kardiyak outputu düzenlemek için;
    Hastanın yaşam bulguları ameliyatın ilk saatlerinde 15 dk’da bir alınır
    Kan basıncı, kanama, hematom, ağrı ve hipoksi nedeniyle bozulabileceğinden sık gözlenmelidir.
    Santral venöz basıncı (SVB) ameliyat sonrası dönemde sık izlenir. SVB, sağ atriyumdan ölçülen basınç olup, bedende dolanan sıvı hacminin yeterliliği, sağ atriyum veya sağ ventrikülün hacim değişiklikleri ile triküspit ve pulmoner kapak işlevi hakkında bilgi verir ve SVB'de ani yükselme kalbe venöz dönüşün engellendiğini gösterir. Pulmoner arter basıncı ve pulmoner arter uç basıncı ölçülür. Pulmoner arter uç basıncı, sol kalp fonksiyonunun en iyi göstergesidir.
    Ameliyat sonrası dönemde venöz göllenmeyi ve hipotansiyonu önlemek için bacaklara elastik bandaj yapılabilir ve varis çorabı giydirilebilir. pnömotik basınçlı çorap giydirilebilir Sadece bacak elevasyonu bile bu amaca ulaşmada yeterli olabilir

    Hedef 2. Ventilasyon/Perfüzyon Dengesizliğine Bağlı Gaz Değişimi Bozulmalarını Engellemek Ve Hava Yolu Açıklığını Sağlamak
    Gaz değişiminin optimal düzeyde olması, akciğerin yeterli genişlemesine ve sekresyonların temizlenmesine bağlıdır. Gaz değişim bozulmalarını engellemek ve hava yolu açıklığını sağlamak için:

    *Uygun pozisyon vermek
    *Derin solunum egzersizleri yaptırmak
    *Sekresyonları emme cihazı ile çekmek
    *Postural drenaj uygulamak
    *Solunum seslerini dinleyip, değerlendirmek
    *Arteriyal kan gazlarını değerlendirmek
    *Solunum fonksiyon testleri yaptırmak
    *Yaşam bulgularını izlemek
    *Solunum yetmezliği belirtilerini gözlemek gerekir.
    *Uygun pozisyon vermek: Hastanın bilinci kapalıyken supine (düz) pozisyonunda baş yanda yatırılır
    *Yaşam bulguları stabilleştikten sonra semi-fowler (yarı oturur) pozisyonda yatırılır
    *Göğüs cerrahisi ameliyatına göre ameliyat sonrası hastaya verilecek pozisyonda değişiklik olabilir. Akciğerlerden kan akımının engellenmesine bağlı trombüs gelişimini önlemek için hasta sürekli aynı pozisyonda yatırılmamalıdır.
    Pozisyon değiştirilirken hastanın başı ve sağlam olan göğüs tarafı desteklenmeli, ameliyatlı taraf göğsünden ve kolundan tutulmamalıdır. Hastanın kendi kendine hareket edebilmesine yardımcı olmak için yatağın ayak ucuna uzun bir ip bağlanmalı ve hasta buna tutunarak yatak içinde hareketlerini düzenlemelidir. Pozisyonu değiştirilen hastanın göğüs tüpleri bükülmemeli ve kıvrılmamalıdır.
    **Derin solunum egzersizleri yaptırmak: Akciğer ameliyatlarından sonra hastaya derin solunum egzersizleri yaptırmak yaşamsal yönden çok önemlidir. Solunum egzersizlerine ameliyatın ikinci günü başlanır. Solunum egzersizi yaptırmak, hava yollarını dilate eder, surfaktan yapımını hızlandırır, trakebronşiyal sekresyonun atılmasını ve böylece pulmoner dolaşımın düzene girmesini sağlanmış olur.
    **Sekresyonları emme cihazı ile çekmek: Öksürük refleksi yeterli olmayan, bilinci kapalı, veya koyu yapışkan sekresyonu olan hastalarda trakeal aspirasyon gerekli olmaktadır Aspirasyonlar, vagal uyarı, hipoksemi, kardiyak ritm bozuklukları ve hatta kardiyak arreste yol açmamak için 5-10 sn’den fazla sürmemelidir. Mukozal hasar oluşmaması için aspirasyon nazikçe yapılmalı ve aspirasyon için uygulanan basınç yüksek olmamalıdır. Aspirasyondan önce ve sonra hastaya oksijen uygulanması temel kurallardan biridir. Yapışkan koyu sekresyonu olan hastalarda kateterden 5-10 ml steril serum fizyolojik su verilmesi sekresyonların yumuşamasını sağlayabilir.
    Postural drenaj uygulamak: Göğüs cerrahisinden sonra postural drenaj uygulanması hastayı solunum sıkıntısına sokabileceğinden, çok gerekliyse doktor kontrolünde yaptırılmalıdır. Trandelenburg pozisyonu, göğüs cerrahisinden sonra genellikle kontrendike olduğundan postural drenaj için pozisyon dikkatli seçilmelidir.


    Hedef 3. *Sıvı Volüm Dengesizliğini Düzenlemek: En önemli nokta, volüm yüklenmemesi ve dolayısıyla hastada pulmoner ödeme yol açılmamasıdır. Bu amaçla, aldığı-çıkardığı izlemi yapılmalıdır.
    *Ameliyata Bağlı Ağrıyı Gidermek, Hastanın Rahatını Ve Hareketliliğini Sağlamak:
    *Ağrıyı gidermek: Göğüs cerrahisinden sonra ağrının şiddeti insizyonun yerine, ve hastanın ağrıyla baş edebilme durumuna göre değişir. Narkotik analjezikler verilirken dozu ve zamanı iyi ayarlanmalı, bu ilaçlar verildikten sonra hastanın solunum hızı ve şekli izlenmelidir. İnsizyon bu dönemde ağrının tek nedeni değildir, göğüs drenaj tüpleri de hastada ağrıya neden olur. Bazen ameliyat sonrası erken dönemde interkostal sinirlere lokal anestezi uygulanarak ağrı giderilir. Ayrıca ağrı nörojenik hipotansiyona neden olabileceğinden, özellikle solunum ve öksürük egzersizlerinden önce ağrı kesiciler verilmelidir.
    *Göğüs duvarını desteklemek: Ameliyattan sonra ilk günlerde, özellikle solunum ve öksürük egzersizleri sırasında göğüs duvarının desteklenmesi; hastanın kendini güvende hissetmesi, egzersizleri daha kolay yapması ve göğüs insizyonunda gerginliğin azaltılması için gerekli olabilir.
    >>İnsizyon yerini destekleme şekilleri
    *Ön ve arkadan el ile destekleme
    b- Bir elle omuzdan aşağıya doğru iterken diğer el . ile insizyonun altından bastırarak destekleme
    c-Göğüs çevresini çok sıkı olmayan bir sargıyla sararak destekleme
    d- Hastanın göğsüne yastık konarak göğüs duvarını destekleme
    *Bu sırada hastaya derin solunum ve öksürük egzersizleri yaptırılır.
    **Erken ayağa kaldırmak: Hastanın erken ayağa kaldırılması, ameliyat sonrası komplikasyonların önlenmesi, ventilasyonun ve perfüzyonun sağlanması açısından önemlidir. Yaşam bulguları stabil olunca, hasta hareket ettirilmelidir. *Vasküler stazı önlemek için hasta dört saatte bir ayağa kaldırılmalıdır. Kardiyak sorunu olan hastanın ayağa kaldırılması, tolere edebileceği şekilde ayarlanmalıdır.
    **Egzersiz yaptırmak: Ameliyattan sonra yapılması gereken egzersizlerin ameliyat öncesinde hastaya öğretilmesi, egzersizleri yapmada kolaylık ve rahatlık sağlar. Hasta bu egzersizleri hemşire ya da fizyoterapist denetiminde yapmalı
    **Ameliyat sonrasında yapılması gereken egzersizlerin yararları
    --Solunum ve öksürük egzersizleri akciğerlerin kollabe olmasını, atelektaziyi önler ve solunumun düzenlenmesini sağlar.
    --Hastaya erken dönemde yatak içinde yaptırılan ROM egzersizleri, kas-iskelet ve dolaşım sorunlarını önler.
    --Kol omuz egzersizleri ameliyatlı tarafta omuz ekleminin sertleşmesini, ayrıca kolda kontraksiyonları engeller.
    --Egzersizler özellikle torakoplasti ve pnömonektomiden sonra hastanın postürünün düzeltilmesi, postural simetrinin korunması ve skolyozun önlenmesi için önemlidir.
    --Egzersizlere başlamadan önce solunum yolunu açmak ve yeterli oksijenasyonu sağlamak için hastanın derin nefes alması ve öksürmesi istenir. Egzersiz sırasında hasta dispne ve yorgunluk açısından izlenmeli, ağrı duyduğu ve yorulduğu anda egzersiz azaltılmalı ya da sonlandırılmalıdır. Egzersiz programı ameliyat sonrası iki-üç ay sürdürülür.
    --Kol ve omuz egzersizleri, ameliyattan önce hastaya öğretilmelidir. Ameliyat sonrası dönemde özellikle ameliyatlı taraf omuz eklemi sertleşmesini ve adhezyonları engellemek amacıyla pasif ve aktif egzersizlere başlanır. Egzersiz yapılmazsa ameliyatta birbirine dikilen kaslar yapışır ve gerginliğini kaybeder, postural deformiteler gelişir. Pasif egzersizlere, anesteziden 4-5 saat sonra başlanabilir ve ilk 24 saat 4-6 saatte iki kez, ya da her iki saatte bir 20 kez olacak şekilde ROM egzersizleri yaptırılır. Aktif egzersizlere hastanın durumuna göre (genelde ameliyat sonrası ikinci gün) başlanır. Bu egzersizler sırasında insizyon dikişleri gözlenmeli ve desteklenmelidir.


    Hedef 5. İyileşmeyi Hızlandırmak İçin Uygun Beslenmeyi Sağlamak
    Göğüs cerrahisinden sonra hastanın metabolik gereksinimlerini karşılayabilmesi için yüksek protein, kalori, vitamin ve mineral içeren bir diyetle beslenmesi gerekir.


    Hedef 6.Taburculuk Eğitimi Yapmak
    *Hasta-aile eğitimi fazla bilgiden kaçınarak, mümkün olduğunca çok duyuya hitap ederek sözel ve hastanın ilerde unutacağı düşünülerek yazılı bilgilerle verilmeli ve bu eğitimler hasta kontrole geldiğinde de sürdürülmelidir.
    *Eğitimin içeriği:
    -Hastanın sigara kullanmaktan kaçınması gerektiği açıklanır.
    -Interkostal sinirlerin kesilmesi nedeniyle operasyon alanında ağrı, duyu kaybı, veya ağırlık hissi beklenebileceği ve bunun geçici olduğu anlatılır.
    -Üst solunum yolu enfeksiyonu olan kişilerden kaçınması gerektiği söylenir.
    İnatçı öksürük ve solunum güçlüğü, yükselen ateş, üst solunum yolu enfeksiyonu, ağrı, kızarıklık, şişlik ve insizyon yerinden drenaj gibi belirtileri doktora bildirilmesi gerektiği vurgulanır.
    -Egzersizleri tolere etmesinin önemi belirtilir.
    -Egzersizler aşamalı olarak arttırılır.
    -Yorgunluk düzeyine bağlı olarak hastanın aktiviteleri ayarlanır
    -Hastanın dinlenme periyotları planlanır.
    -İlaçların adı, dozu kullanma zamanı, amacı ve yan etkileri anlatılır.
    -Hasta ve ailesine evde derin solunum ve öksürme egzersizlerini sürdürmeye gereksinimi olduğu açıklanır.
    -Egzersiz programı ve dinlenme periyotlarını aşamalı olarak arttırması izlenir.
    -Aile üyeleri grip ve üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı aşı olmak için cesaretlendirilir.
    -Taburcu olan hastanın bakımının önemi açıklanır.
    Hasta ve bakımvericilerine yara bakımı gösterilerek öğretilir.

     

    Değerlendirme soruları

    1.)PULMONER ARTER UÇ BASINCININ DEĞERLENDİRİLMESİ HANGİ DURUM HAKKINDA BİLGİ VERİR?

    Cevap=sol kalp fonksiyonu

     

    2.)AŞAĞ. HANGİSİ ROM EGZERSİZİ İLE SAĞLANAN OLUMLU GELİŞMEDİR?

    Cevap=kas iskelet ve dolaşım sorunlarını önler.

     

    3.)HANGİSİ HEMŞİRELİK TANISI HAREKETSİZ OLMADIĞI HALDE TORAKS CERREHİSİ SONRASI HAREKET ETMEDE SINIRLILIĞA NEDEN OLAN BİR DURUMDUR?

    Cevap=fiziksel harekette bozulma

     

    -----------------------------------------------

    8. HAFTA 3. KONU 

     

    *GÖĞÜS TÜPLERİ VE PLEVRA DRENAJINDA HEMŞİRENİN SORUMLULUKLARI
    -Toraksa cerrahisi girişimler sonrası, akut ve kronik sorunların tedavisi için göğüs tüpü uygulanmaktadır
    -Bu süreçte hastanın optimal düzeyde iyilik halinin sürdürülmesinde hemşire; ağrının giderilmesi, hastanın rahatlatılması, derin solunum ve öksürme egzersizlerinin yaptırılması, pozisyon verilmesi ve hareketliliğin sağlanması, göğüs tüpünün bakımı, drenajın sürdürülmesi, komplikasyonların önlenmesi, hasta ve ailesinin bilgilendirilmesi gibi hemşirelik girişimlerini yerine getirecektir
    -Göğüsten hava ya da sıvıyı çıkarmak ve akciğerlerin genişlemesi için tekrar negatif basıncı oluşturmak amacıyla tek göğüs tüpü plevral alana yerleştirilir.
    -Hava ve sıvıyı çıkarmak için ise iki tüp yerleştirilir. Havayı çıkarmak için yerleştirilen tüp anterior olarak 2. interkostal aralığa, kan ya da sıvıyı çıkarmak için yerleştirilen tüp midaksillar hatta 8. 9. interkostal aralığa yerleştirilir.
    -Çeşitli göğüs tüpleri vardır. En yeni sistem mobil göğüs drenidir.


    HEMŞİRELİK BAKIMI
    *Tüm tüplerin olabildiğince düz ve gevşek biçimde olmasına dikkat edilir. Hastanın tüpler üzerine yatmasına izin verilmez.
    *Göğüs tüpleri, drenaj tüpleri ve drenaj toplama kapları arasındaki tüm bağlantıların sıkı olmasına dikkat edilir.
    *Buharlaşmayla su azalabileceği için su altı odası ve emme düzenleyici odasına gerektikçe steril su eklenerek su altı düzeyleri yeterli tutulur.
    *Ölçüm zamanı ve sıvı düzeyleri düzenli kaydedilir. Drenaj miktarı ya da özelliklerindeki her türlü değişiklik doktora bildirilir.
    *Su altı odasında hava kabarcıkları ve tüpte dalgalanma izlenir. Tüpte hava kabarcıkları olmalıdır. Hiç dalgalanma görünmüyorsa ya drenaj sistemi tıkalıdır ya da akciğerler eski genliğine dönmüştür. Kabarcık çıkışı artmışsa hava kaçağı olabilir.
    *Hastanın yaşamsal bulguları sık aralıklarla ölçülür, akciğer sesleri dinlenir ve göğüs duvarı anormal hareket olasılığına karşı gözlenir.
    *Drenaj sistemi asla hastanın göğüs hizasına kadar yükseltilmez çünkü sıvı tekrar akciğerlere döner. Drenaj şişeleri taşma tehlikesi olmadıkça asla boşaltılmamalıdır.
    *Hasta, akciğerlerin genişlemesini kolaylaştırmak için, aralıklı olarak öksürme ve derin nefes almaya teşvik edilir. Şişe devrilir su contası bozulursa şişe tekrar düzeltilir ve hastaya birkaç kez derin nefes aldıktan sonra zorlu nefes vermesi ve öksürmesi söylenir.
    *Göğüs tüplerini sağmak ve sıkmak, plevra boşluğuna uygulanan negatif basıcı kısa bir süre artırabilir. Artan negatif basınç tüpteki sıvının boşalmasını kolaylaştırır. Sıvının beklemesine bağlı pıhtı ve tıkanıklıkları önler. Hemşire eli ile göğüs tüpünü sıkıştırdığı zaman sağma işlemini yapar. Göğüs tüpleri yalnızca havanın boşaltılması için kullanıldığında genellikle sağma ve sıkmaya başvurulmaz.
    *Göğüs tüplerinin klemplenmesi, tüpün yerinden çıkması durumu, drenaj aletini çabucak değiştirme ve hava kaçaklarını kontrol etme dışındaki durumlarda artık önerilmemektedirsağma ve sıkmaya başvurulmaz.
    *Göğüs tüplerinin klemplenmesi, tüpün yerinden çıkması durumu, drenaj aletini çabucak dsağma ve sıkmaya başvurulmaz.
    *Göğüs tüplerinin klemplenmesi, tüpün yerinden çıkması durumu, drenaj aletini çabucak değiştirme ve hava kaçaklarını kontrol etme dışındaki durumlarda artık önerilmemektedir eğiştirme ve hava kaçaklarını kontrol etme dışındaki durumlarda artık önerilmemektedir
    *Her ne zaman olursa olsun, uygulanan girişimler tüpün açıklığını sürdürmeye yönelik olmalıdır. Bu girişimler; drenaj tüplerinin bağlantı yerlerinin ayrılmamasını ya da hasta oturduğu zaman hemşirenin on beş dakikada bir tüpü temizlemesini ve yükseltmesini içerir. Drenaj tüpünün uzunluğunu hastaya göre ayarlamak önemlidir. Tüp kıvrılmış, bükülmüş ya da pıhtılı ise drenaj engellenir ve gerginlik pnömotoraksı gelişir. Gerginlik pnömotoraksı, plevral aralığa hızla hava birikmesi nedeniyle gelişen acil bir durumdur. Bu durum intraplevral basıncı, kalp ve büyük damarlarda basıyı artırır. Hava kaçağı tanımlanmadıysa ve tedavi edilmediyse, etkilenen akciğer kollabe olur. Buna ilaveten mediastinum içindeki organlar baskı altında kalır ve etkilenmeyen tarafa doğru kayar bu duruma mediastinal şift denir. Mediastinal şiftte vena kavaya basınç olduğundan venöz azalır ve kardiyak output düşer.


    >>Göğüs Drenajının Değerlendirilmesi
    Drenajın özelliği, normal olup olmadığı, enfeksiyon ya da hemoraji gelişip gelişmediğini gösterir. Hemşire drenajın rengini, miktarını not etmelidir. Drenajın parlak, koyu kırmızı ya da pembe olduğu ve bulanık olup olmadığı değerlendirilmelidir.
    Yetişkinde beklenen drenaj miktarı, tüp yerleştirildikten ilk 3 saatte 100 ile 300 ml; yirmi dört saatte 500-1000 ml’dir. Drenaj ameliyattan sonra ilk birkaç saatte fazla miktarda kanlı olabilir ve sonra seröze döner. Aniden fışkırma tarzında olan drenajda, kalmış (koyu) kan olabilir ve aktif kanama (parlak kırmızı) olmayabilir. Bu fazla drenaj hastanın pozisyon değişikliği nedeniyle olabilir. Ani olarak 100 cc’den daha fazla drenaj olması, torakstan taze kanamayı işaret eder.
    >>Göğüs Tüpünün Çıkarılmasına Yardım Etme
    Göğüs tüpünün çıkarılması hekimlerin ya da ileri uygulama hemşirelerinin (Advanced Practice Nurse –APN) görevidir. APN, hemşireliğin özelleşmiş bir alanında yüksek lisans derecesi olan hemşiredir. Hemşireler göğüs tüpünü çıkarmak zorundaysalar, bu işlem için kurumun yazılı politikası ve standartları olmalıdır
    Hemşire, göğüs tüpünün çıkarılması için hastayı hazırlar, gerekli ilaç istemlerini alır ve tüp çıkarılmadan önce hastanın analjezi gereksinimini değerlendirir., hastaya hastanın beklentisinin ne olacağı ve işlem hakkında bilgi verir. Göğüs tüpünün çıkarılması sırasında doktor göğüs tüpünü çıkarana kadar, hastanın nefesini alıp, tutması önemlidir. Bu manevra flaster uygulamadan önce ve tüp çıkarılırken, havanın göğüs içine girmesini önler. Hasta nefesini tutarken göğüs tüpü hızla çekilir.Yara yerinin üzeri pansumanla kapatılır. Bazı olgularda yara, deri klipsleri ya da dikiş ipleriyle dikilir. Hastaya rahat pozisyon verilir
    Göğüs tüpünün çıkarılması doktorun görevidir ve hemşire bu uygulama için özel olarak görevlendirilir.


    >>Sualtı Kapalı Göğüs Drenajına ilişkin Olası Sorunlar
    Drenaj şişesinde kırık ya da çatlak olması
    Göğüs drenaj şişesinin devrilmesi
    Drenaj şişesinin hastanın göğüs seviyesine ve üzerine çıkması
    Drenaj tüpünün şişeye yakın bir yerde bükülmesi
    Şişeden hava çıkışını sağlayan açıklığın kapalı olması
    Şişedeki su seviyesinin az olması, tüpün ucunun açıkta olması
    Tüpün hastanın altında kıvrılması
    Tüpün takılı olduğu yerden çıkması
    Hasta Eğitimi
    Hasta ve ailesini, göğüs tüpünün ve drenaj sisteminin normal işlevi konusunda eğitin
    Hastayı göğüs rahatsızlığı durumlarında hemen bildirmesi konusunda eğitin

    >>Çocukla ilgili Konular
    Mümkünse, göğüs drenajı sistemi yerleştirilmeden önce çocuk ve aileye, özel oyuncaklar ve resimler kullanarak malzemeleri tanıtın
    Göğüs drenajı sistemi yerleştirilmeden önce, çocuğun özel oyuncaklar ve malzemelerle oynamasına izin verin
    Ard arda iki saatten daha uzun sürede, 3 ml/Kg/Saatte’n daha fazla drenajın olması postoperatif hemorajiye işaret edebilir.

    >>Yaşlılıkla ilgili Konular
    Yaşlının derisi hassas olduğundan göğüs tüpü pansumanı için özel bakım gerekir
    Deri bütünlüğünün bozulmasına yönelik bulguları belirlemek için hastanın derisini sık değerlendirin.


    >>Evde Bakımla ilgili Konular
    Uzun süreli göğüs tüpü gereken hastalar (komplikasyonsuz pnömotoraks, effüzyon, ampiyem) daha küçük taşınabilir drenler ile taburcu edilebilir. Bu sistemlerde, sakşın kontrol bölmesi yoktur ve su altı bölme si yerine mekanik tek yollu kapak kullanılır.
    Hastaya, evde göğüs tüpü drenaj sistemiyle nasıl aktif kalacağını ve hareket edeceğini anlatın.
    Hasta ve bakım vericisine, drenaj sistemindeki değişikliklerde (Örn. göğüs ağrısı, nefes alamama, drenaj miktarında ve renginde değişiklik) sağlık bakım profesyonelleriyle ne zaman iletişime girmeleri gerektiği konusunda bilgi verin.

    7- SONUÇ
    Toraks cerrahisine karar verildiğinde hemşire, hastayı ameliyat sonrası koşullara hazırlamak için ameliyat öncesi öksürmeyi, etkili derin soluk almayı öğretmek, onu göğüsteki drenlerin varlığına hazırlamak ve yapılacak egzersizlerin gerekliliğine inadırıp bu egzersizleri hastanın uygulayabilmesi için beceri geliştirmek gibi sorumlulukları üstlenir. Ameliyat sonrasında ise hastanın yaşamını tehdit eden komplikasyonları önleyen ve hastanın bir an önce normal günlük yaşam aktivitelerine geri dönmesini amaçlayan bakımı sunar.
    Hemşirenin göğüs tüpleri bakımı ve plevra drenajının sürdürülmesi ve sonlandırılması sürecinde hastaya iyileşmesini destekleyici girişimlerin belirlenmesi, hastanın deneyimlerinin bilinmesi ve bu deneyimlere yönelik hemşirelik girişimlerini planlanmasında önemli rolü vardır.

     

    DEĞERLENDİRME SORULARI

    1.)GÖĞÜS BOŞLUĞUNDAKİ KANIN BOŞALTILMASI AMACIYLA GÖĞÜS TÜPÜ TAKILAN HASTANINBİRÇOK ÖNCELİKLİ BAKIMA GEREKSİNİMİ VARDIR.GÖĞÜS TÜPÜ SİSTEMİNİN BAKIMIYLA İLGİLİ ÖNCELİKLERİNİZ AŞAĞ. HANGİSİDİR?

    Cevap=Göğüs tüpü drenejı izleme ve göğüs tüpünün açıklığını sağlama.

     

    2.)PNÖMOTORAKSI TEDAVİ ETMEK AMACIYLAGÖĞÜS TÜPÜ OLAN HASTAYA BAKIM VERİYORSUNUZ. BAKIM SIRASINDA HASTANIN PANSUMANI VE TÜPÜ ÇIKAR.AŞAĞ. UYGULAMALARDAN HANGİSİNİ HEMEN YAPARSINIZ?

    Cevap=Göğüs tüpünün yerleştirildiği alana pansuman koyma ve yaşam bulgularını alma.



    Sağlam karakterli bir insan, şartlar her ne olursa olsun;ne tür zorluklarla yada ne tür nimetlerle karşılaşırsa karşılaşsın, kişiliğindeki özelliklerden hiçbir şekilde taviz vermez.
  •  28-11-2010, 13:55 206480 Cevap 205241

    Cevap : HEMŞİRELİKTE BAKIM 8. HAFTA

    Emeğinize sağlık.Çok güzel hazırlanmış.Sağolun

  •  28-11-2010, 18:24 206510 Cevap 205241

    Cevap : HEMŞİRELİKTE BAKIM 8. HAFTA

    çok emek vermışsınız teşekkür ederım
  •  24-12-2010, 23:02 208943 Cevap 205241

    Cevap : HEMŞİRELİKTE BAKIM 8. HAFTA

    emeğinize saygı ... tesekkürler
  •  29-12-2010, 16:15 209268 Cevap 205241

    Cevap : HEMŞİRELİKTE BAKIM 8. HAFTA

    arkadaşım elinize sağlık sağolun diğer üniteleride bekliyoruz fırsatınız olursa....
RSS haberlerini XML olarak görüntüle

Etkinliklerimiz

2. Ulusal Temel Hemşirelik Bakımı Kongresi'ndeydik
İstanbul - 27/09/2012


11. Ulusal Hemşirelik Öğrencileri Kongresi'ndeydik
Bursa - 26/04/2012


İkovan İnsan Kaynakları Eğitim Ve Danışmanlık Hiz.Ltd. Şti. Türkiye İş Kurumu 15.09.2011 tarih ve 492 no'lu izin belgesi ile Özel İş İstihdam Bürosu olarak faaliyet göstermektedir.
4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu gereğince iş arayanlardan ücret alınması yasaktır. 

Copyright  © 2004-2013 İkovan İnsan Kaynakları Eğitim Ve Danışmanlık Hiz.Ltd. Şti.
Forum Kullanım Şartları
İstihdam Sözleşmesi