Hemsireyiz.Biz : Türkiye'nin hemşirelik sitesi
Hemşire Forumları | HEMŞİREYİZ.BİZ

86,335 hemşire olduk

şunda ARA

Tüm Sağlık Çalışanları Ve Emeklileri Derneği Lütfen Okuyun...

Son Mesajınız 21-11-2011, 20:00 Gulsunak tarafından gönderildi. 2 yanıt.
Mesajları Sırala: Önceki Sonraki

  •  21-11-2011, 19:52 235414

    Tüm Sağlık Çalışanları Ve Emeklileri Derneği Lütfen Okuyun...

    TÜM SAĞLIK-DER Genel Başkanı Hasan Fehmi Mavi’nin AKP Hükümetinin çıkardığı “Hastana Birlikleri Kanun Gücünde Kararname” ile ilgili olarak basına ve kamuoyuna 11-11-2011 tarihinde yaptığı açıklamadır.

     Hükümetin kendi kendine verdiği (altı ay süreli Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisinin son gününde) “yangından mal kaçırırcasına” başta sağlık personeli olmak üzere tüm halkımızı çok yakından ilgilendiren, uzun süreden beri çıkarmayı planladıkları ve fakat her defasında halkın ve sağlık kuruluşlarının tepkisi nedeniyle çıkaramadığı; HASTANE BİRLİKLERİ YASASI’nın yerine hükümet her zaman olduğu gibi (Bayram arifesinde, Van depreminin acısı yaşanırken) bir gece yarısı oldu bittiye getirerek: 663 Sayılı Hastane Birlikleri ile ilgili Kanun Hükmündeki Kararnameyi çıkardı. Ne yazık ki ne muhalefet ve ne de basın, Hükümetin bu kararnamelerle yaptığı parlamentoyu bayy-pas operasyonuna gereken tepkiyi göstermedi.

         AKP Hükümeti “Sağlıkta Dönüşüm” adı altında, önce birinci basamak sağlık hizmetlerini “Aile Hekimliği işletmeciliği” ile ortadan kaldırdı. Ardından sağlık hizmetlerinin eğitiminde ve uygulamasında kaliteyi düşüren, paraya endeksli “performans uygulamasına” geçti. Yanı sıra Kamuda ve Üniversite hastanelerindeki kalifiye personeli, özel sağlık kuruluşlarına yönlendirmek için “Tam Süre” yasasını çıkardı. Kamusal sağlık sistemini, piyasalaştırmak, uluslar arası tekellerin sömürüsüne sunmak için planlı bir şekilde kademe kademe yapılan bu uygulamaların son halkası “663 sayılı Hastane Birlikleri Kararnamesi” oldu.

     Hastane Birlikleri Kararnamesi  neler getiriyor?

    1-  Hastanelerin sevk ve idaresi, sağlık personelinin elinden alınarak; Sağlıkla uzak yakın hiçbir ilişkisi olmayan Ticaret ve sanayi odaların temsilcisinin de içinde bulunduğu piyasanın emrindeki siyasi bir kurul tarafından yönetilecek. Hiçbir alt yapı hazırlığı yapılmadan çıkarılan bu kararname ile atama, terfi, yer değiştirme gibi özlük ve sosyal haklar bir sekreterin yetkisine bırakılıyor.

      2- Bu “Kurul” ile sağlık hizmetlerinde yoğun olarak yaşanan taşeronlaşma artacak ve piyasalaştırılarak paralı hale getirilecek. Ardından da “bu kurullar da bu işi beceremiyor, yapamıyorlar” denilecek ve bu işi  “profesyonel” diye, tanımladıkları kendi yandaşlarının kontrolündeki özel şirketlere devredilecek. Bu “taşeron şirketler” de (daha önceki özelleştirmelerde  yaşandığı gibi) uluslar arası şirketlere devredileceklerdir.

       3- Sağlık personeli de piyasalaştırılan böylesi bir sağlık sistemi içinde iş güvencesinden yoksun olarak çalıştıracak. Yılbaşından itibaren memurlar sözleşmeli hale getirilerek hükümetin kulları, patronların köleleri yapılacaklardır. Daha şimdiden sağlık personelinin yarısı taşeronlar elinde “sözleşmeli olarak” modern köleler olarak çalıştırılıyor.

       4- Ülkemizde on binlerce sağlık personeli işsizken, piyasa için “Bufalo ithal eder gibi” daha ucuz iş gücü olarak, sağlık personeli ithal etmek için kanun gücünde karar çıkarılarak ulusal sağlık politikamızın kırıntıları da yok edildi. Öte yandan “ithal sağlık personelinin” dil ve meslek eğitiminin uyumunun maliyetiyle kendi insanımızı eğiterek sağlık iş koluna kazandırmak varken; ülke geçeklerine aykırı bir uygulamayla ithal sağlık personel getirmek; her şeyden önce sağlık personelimizin mesleki onurlarıyla oynamaktır.

       5- Bu kararnameyle yüzyıllardan beri halkın birikimleriyle yapılan kent merkezlerindeki rant değeri çok yüksek hastaneler, “kentsel dönüşüm” adı altında yandaşlara peşkeş çekilecek. Nereden bakarsak bakalım. Bu değişiklilerle, yıllık 60 milyarla “besledikleri” sağlık sistemi, küresel sermayenin pençesine, sömürüsüne teslim edilerek; halkımızın sağlığını: tamamen piyasalaştırmaktan paralı ve pahalı hale getirmekten başka  hiçbir şey getirmeyecektir.

     

          TÜM-SAĞLIK-DER olarak, halkımızın sağlığını hiçe sayarak bir gece yarısı çıkarılan “Hastane Birlikleri Kanun Hükmünde Kararnamesinin”, insanın doğuştan kazandığı sağlık hakkına, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesine ve Anayasaya aykırı olması nedeniyle iptalini istiyor. Sağlığa 2003 Yılında 8,5 milyar harcanırken, 2010 yılında altı kat artırıp 50 milyara yakın harcama yaparak; halkımıza astronomik büyük bedeller ödeten Hükümetin de istifasını istiyoruz. Başta Muhalefet Partileri olmak üzere tüm halkımızı; bu değişikliklere karşı çıkmaya ve topyekun mücadeleye çağırıyoruz.

                    Hasan Fehmi Mavi

    Tüm Sağlık-Der Genel Başkanı

    www.tumsaglikder.org.tr

  •  21-11-2011, 19:53 235415 Cevap 235414

    Türk Hemşireler Derneği Açıklaması...Lütfen okuyun...

    Değerli Meslektaşlarımız,

     

    Sizinle sağlığımız ve mesleğimiz adına çok önemli bir gelişmeyi paylaşmak ve

    görüşlerinizi almak için bu metni hazırlamış bulunuyoruz. Metni dikkatle

    okumanızı ve birlikte ne yapmamız gerektiği konusunda ki düşünce ve

    önerilerinizi bizimle paylaşmanızı yürekten diliyoruz.

     

    1-    Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri

    Hakkında Kanun Hükmünde Kararname  02 Kasım 2011 Tarih ve 28103 Sayılı

    (Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

     

    Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında ki

    bu kararname hazırlanırken, sağlık çalışanlarının hiçbir kesiminden görüş

    alınmamış, kararname , sağlık bakanlığı ilgilileri tarafından

    hazırlanmıştır.

     

    Hazırlanan kanun hükmünde ki bu kararname ,bu özelliği nedeniyle    iktidar

    ve muhalefet partilerinin yer aldığı TBMM  Genel Kurulunda görüşülmemiş,

    sağlık bakanlığı tarafından hazırlanan metin ,hükümet tarafından kabul

    edilmiştir.

     

    Bu nedenle, bu denli önemli bir değişimi içeren bu  60 maddelik metnin

    ilgililerin görüşleri alınmadan yalnızca hükümet tarafından  hazırlanıp

    kabul edilmesi, ülkemizde" bu gibi yasa tasarılarının hazırlanmasında

    izlenen yolun terk edilmesi  " adına çok üzücü ve endişe vericidir.

     

    2- Hükümetin hazırlayıp kabul ettiği bu kararname ile sağlık hizmetleri "kar

    kaygısı" güden işletmeler eliyle yürütülecektir. Bu nedenle hastaneler bu

    sistemde  elde ettikleri kazanımlara göre   A, B, C, D, E  grubu hastaneler

    olarak gruplandırılacaktır.  Bu durumda , örneğin E grubu içinde yer alan

    bir hastaneden kimler sağlık hizmeti alacak ve kimler hangi koşullarda

    sağlık hizmeti vereceklerdir? Bu sorular diğer grup hastaneler  için de

    aynen sorulabilir.

     

    Bu durumda Kanun Hükmünde Kararnamenin Birinci Bölüm ,Görevler başlığı

    altında yer alan Madde 2,   e) fıkrasında bildirilen ".yurt sathında eşit,

    kaliteli ve verimli hizmet sunumu." nasıl sağlanmış olacaktır?

     

    Yine bu durumda,  Kararnamenin  Birinci Bölüm, Görevler başlığı altında yer

    alan  Madde 2, 1. Fıkrada yer alan temel görevini Bakanlık nasıl yerine

    getirmiş olacaktır ?  " Bakanlığın görevi, herkesin bedeni, zihni ve sosyal

    bakımdan tam bir iyilik hali içinde hayatını sürdürmesini sağlamaktır."

     

    Yine bu durumda ,sağlığın temel  bir hak olma özelliğinin varlığını

    sürdürebilmesi mümkün müdür?

     

    3-- Hastanelerde " Baş Hemşirelikler " kaldırılmıştır. Hemşirelik hizmetleri

    sanırız "Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlüğü" tarafından yürütülecektir. Bu

    hizmetin başında kimin yer alacağı belli olmadığı gibi, bazı küçük

    hastanelerde bu hizmeti baş hekim yürütebilecektir

     

    Hastanelerin  gece gündüz hizmet üreten çalışanları olarak hemşirelik

    hizmetleri müdürlüğü ya da baş hemşireliğin  kararnamede adının geçmemesi

    ne  bu konuda ki dünya normları ne de 08 Mart 2010 günü yayımlanan

    Hemşirelik Yönetmeliği ve 19 Nisan  2011 günü yayımlanan ek yönetmelikle

    uyumludur.

     

    4-Bu kararname ile özelleşen sağlık hizmetinde asli niteliği süreklilik olan

    hizmet ,sözleşmeli çalışan aracılığı ile güvencesiz koşullarda

    yürütülecektir.

     

    5-- Kararname, 2954 tarih ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanununun 3. Maddesinde

    değişiklik yaparak, ülkemizde yabancı uyruklu hemşirelerin çalışmasına izin

    vermektedir. Türk uyruklu hemşireler kendi ülkelerinde az para ile ağır

    çalışma koşullarında yer yer taşeron işçi olarak çalışırken , bize göre çok

    daha iyi koşullarda çalışan yabancı  hemşirelerin ülkemize gelmesi mümkün

    müdür ? Gelenler, tümüyle piyasa koşullarında yürütülmeye hazırlanan  sağlık

    hizmetlerinde, ülkemiz hemşirelerinin  insanca koşullarda çalışmak için

    verdikleri ya da verecekleri mücadelede güçlerini  zayıflatmaz mı?

     

    Bu konuda ki bir diğer çok önemli olup derhal cevaplanması gereken soru

    şudur:  Türkiye'de hemşire yetersiz ise , bir mesleki yeterlilik sınavı

    olmayıp işe girmek için bir yarışma sınavı olan KPSS sınavı yapılarak

    hemşireler neden  eleniyor ?  Madem ki ihtiyaç var, o zaman herkesin işe

    alınması gerekmez mi?

     

    Türkiye'de bir yılda mezun olan hemşire sayısı hakkında bilgi verecek olan

    kaynak YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığıdır. Türkiye'de işsiz hemşire olduğunu

    biliyoruz. Ancak,  ne kadar hemşirenin işsiz olduğu hakkında bilgi verecek

    kaynak neden yok?

     

    6-- Kararnamede " Uzlaştırma Prosedürü" başlığı altında yer alan 24. Madde

    taşıdığı üslup itibarı ile en hafifinden " ürkütücü" olmakla nitelenebilir.

    Yapılan hata karşısında "uzlaştırma masrafları"," arabulucu ücreti",

    "sigorta öder" "hatayı yapan sigortalı değilse kendisi öder"! gibi ifadeler,

    işletmelere has ifadelerdir. Bu durum sağlık hizmetinin

    şirketleştirildiğinin  en somut ifadesidir. Şirketleşen bir yerin en temel

    kaygısı kar olunca , sağlık bir" hak" olma özelliğini nasıl koruyabilir?

     

    7- Kararnamede" Sağlık Serbest Bölgeleri" 49. Madde, sağlıkta  uluslar arası

    pazar arenasına  ülkemizin bu yolla da  gireceğini  ve kar payında/

    kapışmasında vergi vermeden  yer alacağını  ifade etmektedir.

     

    Sağlığın alınır-satılır bir meta haline gelmesi biz çalışanları da alınır

    satılır ucuz emek gücü haline getirmez mi? Nitekim Kararnamenin Birinci

    Bölüm, Görevler başlığı altında yer alan 2. Madde e) fıkrasında geçen şu

    söz, az insanla, az parayla çok iş mantığını yansıtmıyor mu? " insan gücünde

    ve maddi kaynaklarda tasarrufu sağlamak."

     

    8-- Kararnamede  "Sağlık Meslekleri Kurulu"  Madde 23,  meslek örgütlerinin,

    mesleki eğitim kurumlarının  temsilcisi oldukları mesleğin temel ve temel

    sonrası eğitimine, mesleki ahlak kurallarına , meslek hataları ile  ilgili

    tasarruflarına doğrudan el koymakta, onları adeta işlevsiz hale

    getirmektedir.

     

    1992 yılından başlayarak Türk Hemşireleri Birliği Kanun tasarısını

    hazırladık.   Tasarı 1995- 1997 arasında ilgili kurum ve kuruluşların

    defalarca alınan  görüşleri doğrultusunda yeniden düzenlendi ve o yıldan bu

    yana kanunlaşmayı bekliyor. Mesleğin kendi normlarını oluşturması ve

    geliştirmesi için böylesi bir örgütlenmeye ihtiyaç varken bu sağlanmadığı

    gibi var olan birlik ve dernek gibi mesleki örgütlerin gücü bu kararname ile

    neredeyse ortadan kaldırıldı.

     

    SONUÇ OLARAK: SAĞLIĞI PİYASA KOŞULLARINA TERK EDEN ,  YALNIZCA HEKİM VE

    HASTAYI GÖREN , DİĞER SAĞLIK MESLEKLERİNİN ADINI BİLE ANMAYAN ,İŞLEVLERİNİ

    ADETA  TEK'E İNDİRGEYEN , DAYATMACI BİR YASA İLE KARŞI KARŞIYAYIZ.

     

    NOT: AVUKATLIK BÜROMUZDAN ÖNÜMÜZDE Kİ HAFTA BAŞINDA BU KNUDA  AYRINTILI BİR

    RAPOR ÇIKACAK. ONU DA SİZLERLE PAYLAŞACAĞIZ.

  •  21-11-2011, 20:00 235416 Cevap 235415

    Cevap : Türk Hemşireler Derneği Açıklaması...Lütfen okuyun...

    Daha aydınlık ve daha refah bir ülke ve Mesleğimizi ilerletebileceğimiz,özlük haklarımızı elde edebileceğimiz duruma gelmek için lütfen örgütlenin...

    Ülkemizi karartıp gelişmemiş ülkeler seviyesine getirmeye çalışanlara,bilime dur diyenlere,adam kayırma,işsizlik ve güvencesiz çalışma koşullarına ancak örgütlülükle HAYIR diyebilirsiniz.

    Lütfen yukarıda yazılanları dikkatlice okuyun.

    Zaman Doktor -Hemşire,Hemşire-Personel-Başhemşirelik-Hemşirelik-Okudum Okumadın kavgasını etme zamanı değil.

    Zaten çok az varolan haklarımızda elimizden bu Kararname ile alındı.

    Hemşire az diyenler İthal Hemşire getirmeye çalışıyor.Madem az nasıl oluyorda sizler iş arıyorsunuz?

    Lütfen sessiz kalmayın.

    Bütün yazıları okuyun...

RSS haberlerini XML olarak görüntüle